11 Şubat 2026 Çarşamba

Ölü Toprağı

Yaşam sızmak istedi akışına her şeye

Sırt sırta iki ölü balık

Kim kimin katiliydi de çoğalamadı kendinden

Donuk gözler kaçışı, öfke hâlâ baki

Sular yükseldi ve boğulduk iki iklim arasında

Ateş sudan korktu çarpıldık

Misafirperver oyununun içinde gitmeler istendi içten içe

Uyuyakaldı geçmiş üzerinde ölü toprağı

Sınırlar çoğaldıkça çoğaldı iki ayrı düzlemde

Zaman ne vardı ne yoktu 

Koca bir yanılsama yine

Karanlık, hangi paleti yuttun

Hangi uzamda nefes almayı unuttuk

Ortancalar açtı bak

Siyahın ortasında masmavi

Bu hayra yorulmayacak bir rüya

Anlağımda izler sürdüm 

Ayıkladım dil sürçmelerini

Yıktım tüm harebelerimi yeniden yeniden 

Emzirdim sezgilerimi, doyurdum kusa kusa

Uyuduk mu öldük mü 

Toprak kireç kokuyor 

Elementlere ayrılmış duygular

Yutuyor bizi







26 Ocak 2026 Pazartesi

Personam

 Annem, tüm acıların personam, şimdi tüm kadınlar senin suretinde can çekişiyor. Gölgesi oldum çığlıkların, içime kustuğum tüm dünyayı şimdi yeniden yaşıyorum. Evet bugün bir kadın daha çöp kutusunda, sessizce ölenlerin sesi olmaya ant içtiğimiz bu dönemlere, üzerimizde oynanan oyunlara, politikalarına, hepsine lanet olsun. Seni seviyorum canım kadın.



31 Mayıs 2025 Cumartesi

Yenidoğan Kokusu

Aslına sadık kalınan portreler çağında

Uykuma eşlik eden suretinin büyüsü

Canı acımış belli

Koparırcasına tenimi usulca

Sadık cümleler babadan kalan

İnanır gibi septik içsel duyularla

Karmaşık bir evren

Hiçlik tüm külleri savuran varlığa

Bir diyalog açlığı ötekinde zuhur eden

İçkin konuşmalar yakalandıkça iğnesi kendine

Titredikçe sarılır anlamı yoksun tümceler

Duruşunda kurşun ağırlığı 

Sessizce yanaşır, sevgisi utangaç

Sureti muallak bu gitmelerin

Ardında yenidoğan kokusu ölünün





13 Aralık 2024 Cuma

Ben Lilith

Kadınların göbek bağları

Yaralarından yaşama akan

Kendini var eder kendinden

Bitkiye hayvava tüm canlara

Mühürlendi günahlar doğduğumuz evlere

Kazanlar kaynadı şifası erler sofrası

Ateşi uygarlıklar ötesi dilsiz

Kana karıştı bir tutam rezene

Beşikte devr-i alem sancısı

Kanamasında ilahi bir utanç

Çocukluğa yas tutan 

Bu topraklar gözlerine sinmiş buhur kokusu

Ne kadar geri saymalı

Zincirleme aile ediminde

Aşklar cinayetler

Yan yana olası muhtemel sığınaklar

Ben Lilith

Hayallerimi...

Cehenneme gömdüğünüz


7 Aralık 2024 Cumartesi

Dilden Öte

Tanrılarımız suskun olmalı

Çocukluğa yaslanmış korkutmalara

İçinde narince dolaşan karmaşık

Bir teselli verciler yalvaran

Toprak ananın kucağında

Lanetli çocuk oyunları

Edebi olanın tozu

Adına molekül demekten aciz

Benim tanrım hala ellerini sabunluyor

Kar yağdığını sandığım

Lavlar yükseliyor yanmaya ne hacet

Acılarımız içkinliklerimiz

Bir sarkaç ucunda

Salındıkça midemiz bulanıyor

Bizli mısralar ben olamamış

Yanağını okşayan karahindibağ

Nasıl da savrulmayı bekler

Dokunmadan rüzgârdan ürkek

Ahenk zevk pınarında boğulmuş

Koca bir boşluk

Uyum günah kapılarını tıklayan

Nefes almadan sözcükleri kusan ardıl oyunları

Herkesin bildiği hikâyelerin 

Bilinmeyenleri...

Şifreli diller uyduran annem 

İncinmemiz dilden öte


06.12.2024

6 Eylül 2024 Cuma

Etobur Sessizliği

Kaçıncı peron bilmiyorum, ıslak edilgen bir bilet 

Pencereden gölgeler geçiyor üstü örtük izinsiz

Bir ağaç dalı gürültüsü ile sıyrıklar tende

Yavru domuzlar viyaklıyor uzaklardan 

Faili meçhul bir gidiş bu, tek yön çıkmazı

Etobur sessizliği bozgun ulumalar

Tanrıya inandım Spinoza neşesinde

Gürgen ağaçları katil besler damarlarında

Sis dağı yalnızlık örüntüsü, eklemlendikçe sonsuz

Mağaraya sığınan yolcular, tadına varalı incirin 

Siğillere üfleyen cadılar takdire şayan

Bir gemi geçiyor kızıl karadan, gün tufan değil

Nereye gittiğimi bilmiyorum, vahşi tek düze